
Türkiye’de Çok İyi Olan Servis de Gittikçe Bozulmaya Başlıyor
Her şey dahil sistemi ülkemizde 1988 yılında başladı. Yani yirmi yıldır ülkemizde olan bu uygulama için otelcilerin çoğu “geri dönüşü olmayan bir yola girildiğini” söylüyor. Her şey dahil sistem başlayana kadar otellerde yarım pansiyon uygulaması vardı. Odalar çok yüksek fiyatlara satılıyordu. Bu lüks bir uygulamaydı. Ve ziyaretçiler belirli sosyo-ekonomik statüye sahip insanlardı. Bu nedenle Türkiye turizmine önemli girdiler oluyordu. Şu anda çok düşük fiyatlara her şey dahil hizmeti veren oteller var. Bunu da kaliteden ödün vererek yapıyorlar. Bu da çoğu zaman misafirlerin memnuniyetsiz ayrılmalarına ve Türkiye’nin ucuz ülke imajına sahip olmasına neden oluyor. Böyle olunca önceleri Türkiye’de çok iyi olan servis de gittikçe bozulmaya başlıyor. Önceden çok güzel otellerin, servisin olduğu bir ülke varken, şimdi oteller sadece her şey dahil sistemi sayesinde misafir getirebiliyor. Her şey dahil sistemi olmayınca da “Türkiye’ye gideceğime başka yere giderim” diyen turistler oluyor. Çünkü Türkiye’de turistin ilgisini çekebilecek cazibe merkezleri yaratılmıyor.
Uygulamayan otel tercih edilmiyor
Özel sektör her şey dahil sistemde otelden çıkmayan turistleri görünce yapacağı yatırımları ölü yatırım olarak görüyor. Yani aslında ikisi birbirini karşılıklı olarak etkileyen bir durum söz konusu. Bu durumda da devletin desteği gerekiyor. Devletin bu konuda belli bir politika uygulaması gerekiyor. Çünkü her şey dahil sistemi ülkemizdeki otellerin çoğu için bir mecburiyet. Hiçbir otel “bu sistemi ben uygulamam” diyemiyor çünkü rekabet var ve uygulamayan otel tercih edilmiyor.
Her şey dahil sistem dünya ülkelerinin rağbet etmediği bir sistem iken, Türkiye bu sistemden bir türlü kendini kurtaramıyor. Bir İngiliz gazetesine, 'bir bardak bira fiyatına tatil' başlıklı haberde adı geçen Türkiye, 2 sterline oda fiyatı ile yine “ucuz ülke” imajını pekiştirmiş oldu. Türkiye'de tatil yapan turistlerin kişi başına düşen harcama miktarının giderek düşüyor. Kişi başı harcama 588 dolara geriledi.
Sadece oteli tanıyorlar
Diğer yandan Türkiye’de çok fazla otel açılıyor ve bunun sonucunda oteller doldurulamayınca hedef kitle için avantajlı hale getirmek adına her şey dahil sistemi uygulayıp fiyatlar düşürülüyor. Bu sistemin uygulanması, tatile çıkan orta ve üst orta sınıfın, tatilde harcayacağı parayı önceden bilmesi açısından çok avantajlı. Ancak her şey dahil sistemde ihtiyaçlarını otelde karşılayan misafirler otel dışına çıkmamakta ve bu da esnafın açısından da tur operatörleri açısından da Türkiye’nin tanıtımı açısından da olumsuz etki yapmakta. Çünkü her şey dahil sistemde otel dışına çıkmayan misafir çevredeki restoranlardan yemek yemiyor, alış veriş yapmıyor ve tur operatörleriyle turlara çıkmıyor dolayısıyla Türkiye yerine sadece oteli tanıyıp gidiyor. Yani her şey dahil olunca istediğiniz kadar Türkiye’yi anlatın, turist Türkiye’yi tanımak için otelden çıkmıyor. Bu durumda ülkesine dönen yabancı turist memnun kalırsa oteli tavsiye ediyor tanıdıklarına, Türkiye’yi değil.
Personelle iletişim mekanikleşiyor
İşletmeler bu kadar zarar ederken ayakta kalabilmek adına maliyetleri düşürüp kaliteden ödün verdiği gibi personel sayısını düşürerek bu kaybını en aza indirmeye çalışıyor. Tabi bu da kaliteyi daha da düşüren diğer bir etken. Her şey dahil sistemde personelle misafirler arasındaki iletişim de mekanikleşiyor. Bu sistemle personel tabak, bardak toplayan biri haline geliyor. Daha az kişinin çalışmasıyla servis aksıyor, çok çalışıp yorulan personel, haklı olarak güler yüzlü olamıyor. Diğer yandan bu sistemle, işletmeler için müşteri memnuniyetinin ifadesi olan, bahşişlerde de düşüş oluyor. Bu da personelin istekle çalışmasını sağlayan bir etkenin daha yok olması demek. Dolayısıyla bu durum, ünlü Türk misafirperverliğini de riske atıyor.
Sıkıntılar ortak
Turizm sektöründe uygulanan her şey dahil sistem hakkında sorular yönelttiğimiz otelcilerimizden, her şey dahil sisteminin hemen bitirilmesi gereken çok yanlış bir uygulama olduğunu söyleyenler olduğu gibi, layıkıyla yapılırsa başarılı bir sistem olduğunu ifade edenler de var tıpkı bu sistemden vazgeçmenin artık imkansız olduğunu söyleyenler ve beş yıl içinde biteceğini düşünenler gibi. Yaptığımız görüşmeler, Türkiye’de otel dışını cazipleştiren tesislerin bulunmadığı, sistemin Türk turizminde kaliteyi düşürdüğü, ucuz ülke imajını güçlendirdiği ortak fikirler arasında. Sistemin eleştirel yönünün çok olmasına rağmen mevcut rekabetten dolayı terk edilememesi ortak sıkıntı. Çünkü bu sistemi uygulayan oteller uygulamayanlara göre seçilebilir hale geliyor bu nedenle tesis müdürleri bu konuda devlet tarafından bir politika geliştirilmesi ve haksız rekabet olmaması için herkesin ona göre aynı sistemi uygulaması gerektiğini dile getiriyorlar. |