| |

Turizm Ve Havacılık Ayrılmaz Bir Bütün
Ayrılmaz bir bütün olan turizm ve havacılık sektörü hem dünya genelinde hem de ülkemizde son yıllarda gözle görülür bir gelişme gösteriyor. Turizm ve havacılık bir zincirin iki halkası: Türk turizminin gösterdiği hızlı büyümenin sürdürülebilirliğinin sağlanmasında, Türk Sivil Havacılığındaki sağlıklı büyümenin önemli rol oynayacağı açık.
Gelişen Sektörle Oluşan İşgücü Açığı
Özel havayolu şirketlerinin de iç hatlarda uçmaya başlamasıyla hızla artan uçak sayıları ve artan yolcu kapasitesi yetişmiş işgücü açığını da ortaya çıkarmakta. 2010 yılı tahminlerine bakıldığında, pilot, kabin personeli, teknik personel ve bilet satış personeli ihtiyacının karşılanması için ciddi yeni eğitim kurumlarına ve/veya yapılanmalarına ihtiyaç duyuluyor. Ayrıca bir diğer kapatılması gereken açık da gelişen büyüme itibarıyla bu büyümeyi kaldıracak şekilde yeni havalimanı yapımı ve mevcutlara da ek yatırım ihtiyacı. Bunların yanı sıra devlet tarafından yapılmasına ihtiyaç duyulan teşviklerin en kısa sürede yapılması ile mevcut özel havayolu şirketlerinin rekabet ortamında ayakta durabilmesi ve özellikle de büyüyebilmesi için önem taşıyor. Bu teşvikler arasında en önemlileri maliyetlerde ciddi artışa yol açan yakıtta sübvansiyon ve havalimanı ücretlerinin düşürülmesi.
Bir diğer önemli nokta havaalanı işletmeleri, havaalanındaki mağazaların mevcudiyetinin önemi: Havayolu işletmeleriyle birlikte tüm bu üniteler havacılık endüstrisinin yapı taşlarını oluşturuyor. Bir zincirin halkaları olan bu ünitelerin birindeki bir incelme veya kopma diğer işletmeleri de etki altında bırakmakta ve güç duruma sokabilmekte.
Avrupalı Ve Rus Gelişimde Baş Faktörler
“Charter” denilen tarifesiz uçuş pazarı gittikçe büyüyor. Bunun en önemli nedeni de gittikçe artan turist sayısı ve turizmdeki hızlı gelişme. Avrupa ve Rusya bu gelişmenin baş aktörleri arasında. Tabiî ki sekörün gelişmesinde diğer etkilerin de rolü büyük; ülkemizdeki ekonomik şartların iyileşmesi ve global bazda havayoluna olan ilginin artması sektörü beslemekte ve gelişmesine neden olmakta.
2003 Dönüm Noktası
2003’ te iç hat uçuşlarının özel havayolu firmalarına açılmasıyla pazarda ciddi bir patlama yaşandı. Birçok havayolu firması yatırımlarını bu doğrultuda arttırdı. Bu rekabeti doğurdu ve rekabet de birçok farklı noktaya uçuşların oluşmasına neden oldu ve bilet fiyatlarını da daha çok insanın satın alabileceği düzeye çekti. Pazar böylece hızla büyüdü ve yolcu sayıların hiç ulaşılamayan rakamlar konuşulmaya başlandı, hiç sefer olmayan illere uçak seferleri konuldu. Bu durum atıl durumdaki birçok havalimanına bir dinamizm getirdi. Sonucunda şehir ekonomisi de bu durumdan payını olumlu bir şekilde almış oldu.
2006’ da 2015’ in Rakamlarına Ulaşıldı
Tüm bu gelişmeler istatistiklere yansıdığında Ulaştırma Bakanlığı’ nın 2015’ te öngördüğü rakamlara 2006 yılında ulaşılmıştı bile. Geçen Haziran’ da IATA’ nın da doğruladığı üzere Türk Sivil Havacılık Sektörü beklenenin ve ortalamaların çok üzerinde büyüme kaydetti: Son yıllarda %20 artan yolcu trafiğinin % 35’ i iç trafikten kaynaklanmakta!
Tüm Gelişmelere Rağmen Havayolunun Ulaşımdaki Pazar Payı Yetersiz!
Tüm bu gelişmeler rağmen yine de pazarın büyüklüğü karşısında havayolu ulaşımının buradan aldığı pay küçük kalmakta. İç hatlarda kıyasıya bir rekabet mevcut. Petrol fiyatları şirketlerin üzerinde ciddi bir maliyet baskısı oluşturuyor.
Püf Nokta Güvenlik Ve Kaliteden Ödün Vermemek
Bu sektörde de diğer tüm sektörlerde olduğu gibi büyümede sürdürülebilirlik söz konusu olduğunda, hem ulusal ve uluslar arası firmalardan doğacak rekabet koşullarına hem de değişen pazar dinamiklerine dayanıklı olabilmek için güçlü finansal yapıya sahip olmak gerekiyor. Ancak bu kadarla bitmiyor; şirketler için büyük engel,petrol kaynaklı artan maliyetler; bu durumda uzun vadeli olarak pazarda kalmak isteyen bir şirket için oyunun kuralı maliyetleri azaltırken güvenlik ve kaliteden asla ödün vermemek.
|
|