Sayı 24
2008 Eylül
 
 
 
 
 

... "Beyaz Yıldız" projesi paralelinde, yüzlerce tesisimizin TÜROFED Beyaz Yıldız Sertifikası'nı gururla duvarlarına asmış olacaklarını umuyorum.

  Ahmet Barut
TÜROFED
Yönetim Kurulu Başkanı

... "havayolu şirketlerinin maliyetlerini azaltmak isterken güvenlik ve kaliteden asla ödün vermemeleri
gerekir"

  Hacı Say
SunExpress
Genel Müdür Yardımcısı

... "Yolcularımız THY biletiyle günde 18.000' e varan uçuş sayısıyla dünyanın 970' e yakın noktasına ulaşabilme şansına sahip
oldular "

  Türk Hava Yolları

"Konaklama sektöründe çalışmayı çok önceden karar vermiştim!"

 

Jean Sebastien Kling
Conrad İstanbul
Otel Müdürü

 
   

 
 


DAĞ TURİZMİ

“ İnsan ve Doğa’nın Yakınlaşması”

Şehirden dağlara

Türkiye’de turizmin bütün bir yıla yayılması için turizm çeşitliğinin arttırılması kaçınılmaz hale gelmiştir. Turizmi yılın tamamına yaymak için özellikle iç bölgelerde dağ ve kış turizmi, yayla turizmi gibi turizm hareketleri ön plana çıkmaktadır.

Dağlık ortamda bulunma, dinlenme ve tatil ile dağ sporları yapma uğraşılarını kapsayan bir turizm hareketi olan dağ turizmi, kentlerdeki hava kirliliği ve şehrin gürültüsü gibi birçok faktöre bağlı olarak insan ile doğayı yakınlaştıran turizm türleri arasındadır. Dağ turizminin gelişmesinde dağlık yörelerde sürdürülen sportif amaçlı gezi, yürüyüş, tırmanma ve kayaklı uygulamaları kapsayan dağ sporlarının da önemi büyüktür.

Dağ turizmi hareketlenecek

Bugün Türkiye’de yüz bin dolayında insan kış ve dağ turizmiyle ilgilenmektedir. Yapılan araştırmalara göre gelecek 5-10 yıl içinde İstanbul, Bursa, Erzurum, Antalya, Kayseri bölgelerinde dış pazara yönelik bir dağ ve kış turizmi hareketliliği beklenmektedir.

Dağ turizminin ülke içindeki yeri ve önemi

Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçiler ağırlıklı olarak kıyı ve ören turizmi ile İstanbul’a ilgi göstermektedir. Ancak yabancı turistlerin ülkemizdeki dağlara gösterdikleri ilgi, dağ turizminin de önemine işaret etmektedir.

Alternatif tatil ihtiyacı

Kent yaşamının ağır koşulları büyük oranda deniz tatili yapma alışkanlığı olan insanların, alternatif tatillere de ihtiyaç duymasına yol açmıştır. Ve birçok insanın temiz havada doğayla iç içe ve gürültüden uzakta zaman geçirmek istemesiyle dağ turizmi de önem kazanmıştır.

Dağ turizmi turizm çeşitliliği sağlıyor

Türkiye dağ turizmiyle, sosyal ve ekonomik açıdan yeterince kalkınmamış olan dağlık ve ormanlık yörelerin kalkınmasına katkı sağlamak, bu yörelerdeki doğal değerleri ve doğal çevreyi koruyarak kullanmak, turizm mevsimini yazdan kışa aktararak uzatmak ve turizm çeşitliliği sağlamak, kışın işsiz kalan vasıflı turizm personelinin yıl boyu ve sürekli olarak bulunmasını sağlamaktadır. Diğer yandan Türkiye’de dağ turizminin gelişmeye başlamasıyla, yerli ve yabancı turistlerin bu konudaki talepleri de karşılanmış olmaktadır.

Dört turistten biri dağ ve kış turizmine katıldı

Dağ turizmi ve kış sporları merkezleri, dünya turizm hareketleri içinde git gide ilgi görmeye başlamıştır. Örneğin 1990 yılında dünya turizm hareketlerine katılmış olan yaklaşık 400 milyon insanın 100 milyona yakını yani dörtte birlik gibi bir kısmını “dağ ve kış turizmi” yapanlar teşkil etmiştir. Bu rakamın yaklaşık 50 milyonunu Avrupa ülkeleri, 50 milyonunu ise Amerika, Kanada ve Japonya gibi ülkeler kapsamaktadır.

Günümüz dünyasında, turizmde gelişmiş ülkeler, dağ ve kış turizmi olanaklarından da etkin bir şekilde yararlanma yoluna girmişlerdir. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de dağ turizminin ve dağ turizminin destekleyicisi kış turizminin gelişebilmesi için, dağlık yörelerin ana konaklama noktalarında karakol ve sportif amaçlı hizmetlerle birlikte konaklama olanağı da verecek şekilde çadırlı kamp ve dağ evleri kurulmalı, dağ rehberleri yetiştirilmeli, yüksek dağlarımızı tanıtıcı yayınlar hazırlanmalı ve yurt dışında dağıtımı yapılmalıdır. Bununla birlikte kış turizminin de geliştirilmesi için çeşitli çalışmalar yapılmalıdır. Orta yükseklikteki dağlık ve ormanlık yörelerin planlı olarak ele alınması ve buralarda gerçekleştirilecek yatırımların doğal çevreye ve yöresel mimariye uygun olmasına özen gösterilmelidir. Bu merkezlerde gelişi güzel yapılanmalara izin verilmemeli, kayak merkezlerinde her düzeyde sporcunun can güvenliği içinde spor yapması, yeterli sayıda mekanik tesis kurulması, serbest kayak pistlerinin hazırlanması, diplomalı kayak öğretmeninin yetiştirilmesi esas alınmalıdır.


Dünya turizm pazarında dağ ve kış turizmi

ABD, Kanada, Avusturya, İsviçre, Almanya, İspanya, Fransa, İtalya, Yugoslavya ve Romanya gibi ülkeler, kış turizminin gelişimi konusunda büyük gelişme göstermişlerdir. Kış turizmine elverişli kayak alanları sınırlı kullanım verdiği halde, Yunanistan bile bu konuda geniş kapsamlı bir yatırım ve tanıtma çalışması içerisine girmiştir.

Ancak bu ülkelerdeki turizm hareketleri incelendiğinde dağ ve kış turizmi ile kış sporlarının büyük bir önem taşıdığı ve kış turizmi uygulama alanlarını kış sporları merkezlerinin oluşturduğu görülür.

Örneğin, Avusturya’yı yılda yaklaşık 16 milyon yabancı turist ziyaret etmektedir ve bu oranın yüzde 22-25’ini dağ ve kış turizmi yapanlar teşkil etmektedir. Fransa’da ise dağ ve kış turizm merkezlerini yılda yaklaşık 1 milyon yabancı turist, 4 milyona yakın da yerli turist ziyaret etmektedir.

Dağ sporlarının dağ turizmine etkisi büyük

Dağ turizmi açısından, birkaç günlük doğa yürüyüşleri (trekking), günlük doğa yürüyüşleri (hiking), dağ bisikletiyle geziler, serbest tırmanma yamaç paraşütü, kar ve buzda botla kaymak (snow-speed rafting) kızak (snow-scoting) buzul kayağı, snow-boarding önemli sporlar arasındadır. Ve dağ turizminin gelişmesine ciddi katkıları vardır.

Dağ turizmi iklime bağlı değil

Dağ turizmi bütün yıla yayılabileceği için bu turizm iklime bağlı değildir. Dağlar, yayla turizmi, kış turizmi dışında eko turizm, kırsal turizme de olanak sağlamaktadır. Dağlar eko turizmi seçen turistlere bitki örtüsü ve yaban hayatı kaynaklarını gerçek doğal ortamında inceleme ve izleme olanağı verir.

Yerli turist daha fazla

TÜRSAB AR-GE Departmanının 2001 yılında yaptığı araştırmaya göre, ağırlıklı olarak kar turizmine hizmet veren Turizm Bakanlığı belgeli yatak kapasitemizin ancak 7122 civarında olduğu sonucuna varılmıştır. Bu tesisleri ziyaret eden yerli turist sayısı yaklaşık 150 bin kişi iken, yabancıların sayısı sadece 9 bin kişi düzeyinde.

Doğal yapı zarar görüyor

Yine, TÜRSAB Ar-Ge Departmanı tarafından 2004 yılında yapılan diğer araştırmadan elde edilen bilgiye göre ise Birleşmiş Milletler Çevre Örgütü UNEP, tüm dünyada dağların turizme açılmasıyla birlikte, ekonomik, sosyal ve çevresel koşulların baskısı nedeniyle dağlardaki kültürel kimlikler ve doğal yapı ciddi zararlar görmeye başlamıştır. Ancak Türkiye henüz yıpranmamış, doğal alanlara sahip.

TÜROFED Dergi olarak biz de dağ turizmiyle ilgilenen turizmcilerden konuyla ilgili yorumlarını aldık. Ve turizmcilerimiz, dağ turizmine ilginin giderek arttığı, alt yapı eksikliklerimiz olduğu, tanıtımların eksik olduğu ve devlet eliyle yapılması gerektiği, tesislerin geliştirilmesi, tesis sayısının artırılması, dağ turizmini yazın da cazip hale getirecek etkinliklere ihtiyaç duyulduğu, dağ turizminin gelişme göstermesine rağmen yine de hak ettiğini alamadığı konusunda hem fikir.

 

 

RÖPORTAJ

Uludağ Kervansaray Otel
Genel Müdür
Kahraman KIRGILI

Türkiye’de dağ turizminin gelişiminden bahseder misiniz?

Dağ turizmine ilgi artıyor

Dağ turizmi özellikle iç pazar tarafından Uludağ’da son dönemlerde çok tercih ediliyor. Dağ turizmine ilgide giderek artış var ve daha da artacağını düşünüyoruz.

Dağ turizminin Türkiye turizmindeki önemi nedir?

Eksikler tamamlanmalı

Dağ turizmi, turizmin sürekli gelişen bir dalı. Yeni tesisler açılıyor ve bu tesisler de sürekli gelişip yenileniyorlar. Türkiye’de yaz turizmi çok büyük yer kaplıyor, dağ turizmi yaz turizmini yakalayamasa da yine de zaman geçtikçe ve eksiklikler tamamlandıkça iyi bir duruma gelecek.

Müşteri profilinizi kimler oluşturuyor?

Ruslar yoğunlukta

Dağ turizminde üniversite öğrencileri ve Ruslar yoğunlukta. Ayrıca kayak sporuna çocuk yaşlarda başlanıp ileriki yaşlarda da sürdürüldüğü için dağ turizmine iç pazar da ilgi gösteriyor. Bursa İstanbul’a çok yakın olduğundan ziyaretçilerimiz için de bir avantaj bu. Evvelki yıl Rus pazarı açısından durgun geçti. Ama bu yıl acentelerle anlaşmalarımızı yaptık. Bu yıl iyi geçeceğini tahmin ediyoruz.

Dağ turizminin Türkiye’de sahip olduğu avantaj ve dezavantajlar nelerdir? Dağ turizminde Türkiye’nin diğer ülkelerle rekabet şansı var mı?

Tesisler geliştirilmeli

Dağ turizminde Türkiye’yi Avrupa’yla kıyaslayacak olursak, Türkiye’deki tesislerin oradakiler kadar iyi olduğunu söyleyemem. Ancak gelişimini sürdürüyor. Türkiye, dağ turizmiyle de kayak sporuyla da yeni tanıştı sayılır.

Dağ ve kış sporlarının dağ turizmi açısından önemi nedir?

Rekabet arttıkça maliyetler düşer

Kayak sporu, dağ turizmi açısından çok önemli. Ancak ülke olarak kayak pistlerinde eksikliklerimiz var. Avrupa’da tek bir kartla kayak merkezinin bütün pistleri kullanılabilirken Türkiye’de her bir pist için ayrı bir kart alınması gerekiyor. Avrupa’dan gelen turist tüm pistleri kullanabilse maliyet düşecektir. Diğer yandan kayak pahalı bir spor. Bu da dağ turizmi açısından başka bir dezavantaj. Ama rekabet arttıkça ve gerekli düzenlemeler yapıldıkça maliyet de düşecektir.

Türkiye tanıtım kampanyalarında dağ turizmine yeterince önem veriliyor mu?

Tanıtıma önem verilmeli

Türkiye’de dağ turizminin tanıtıma ihtiyaç duyduğu kanısındayım. Türkiye’nin tanıtım kampanyalarında dağ turizmine yeterince önem verilmediğini düşünüyorum. Biz misafirlerimize acenteler aracılığıyla ulaşıyoruz. Ayrıca tanıtım otellerin hareketiyle sağlanıyor.

Türkiye’de dağ turizminin geliştirilmesi için neler yapılmalıdır?

Dağ turizmini canlandırıcı etkinlikler oluşturulmalı

Türkiye’de dağ turizminin geliştirilmesi için bir takım çalışmalar yapılabilir. Örneğin dağ turizmini sadece kış aylarında değil yaz aylarında da ilgi görür hale getirmemiz gerekir. Çünkü Uludağ’daki otellerin pek çoğu yazın kapanıyor. Örneğin, çim kayağı organizasyonu, trekking için parkurlar yapılması dağ turizmini canlandırıcı etkinlikler arasında sayılabilir. Uludağ’ın çok temiz bir havası var ve burada kongre turizmi de geliştirilebilir. Ve Uludağ’daki otellerin hemen hepsi bu kapasiteye sahip. Diğer yandan futbol çalışmaları için sporcular Antalya’ya geliyor. Uludağ’da futbol sahası yok ancak beden eğitimine uygun çok temiz bir havası var. Bence her şey tek bir adım atmayla ilgili.

Dağ turizminde gelişmiş ülkeler hangileridir?

Türkiye pahalı

Dağ turizminde gelişmiş yerlerden biri olan Alpleri herkes biliyor. Ayrıca Romanya, Bulgaristan da dağ turizminde gelişmiş ve bizden avantajlı durumda olan ülkeler. Bu ülkelerde fiyatlar ülkemizdekine oranla daha düşük. Örneğin Türkiye’de 4 gün yapılan bir tatil ücretiyle Bulgaristan’da 7 gün tatil yapılabilir. Fiyat yönünden avantajlı, pistleri çok uzun, ulaşımı da kolay. Yani bizden iyi durumdalar ve iyi reklam yapıyorlar.

 

YORUM

Villa Neva Otel Kartalkaya
Genel Müdür
Erol KARAOĞUL

Amacımız dağ turizmini bütün yıla yaymak

Bu işe başlarken hedefimiz sadece kayak merkezi olarak tanınan bu bölgeyi bahar ve yaz aylarındaki potansiyelini tanıtabilmekti. Ancak bu sayede dağ turizmini bütün bir yıla yayabiliriz. Bu çerçevedeki hedef kitlemiz üçe ayrılıyordu. Bunlar; doğa sporlarına gönül verenler, “dağ bisikleti, yürüyüş, yamaç paraşütü, motokros ve enduro, offroad gibi sporlarla uğraşanlar”, doğa sevenler, “şehirlerin ve iş hayatının stresinden uzaklaşıp doğada gezinti yapmak, temiz havada kafa dinlemek isteyenler” ve yayla turizmini arzu edenler.

Tanıtım eksik

İlk yılların bahar ve yaz aylarında çok az kişinin geldiği otelimiz, şimdilerde her hafta sonu dolmakta, hatta hafta içi dahi rezervasyon almaktayız. Misafirlerimizin çoğu İstanbul ve Ankara’dan geliyor. Büyük çoğunluğu bu bölgenin bu aylardaki güzelliğini ve sahip olduğu potansiyeli bilmiyordu. Çünkü tanıtılmamıştı.

Dağlar açısından zenginiz

Ülkemiz dağlar açısından da çok zengin bir yapıya sahip. Artvin’den Mersin’ kadar sahil şeridimiz aynı zamanda dağlarla çevrili. Ancak buraları bahsettiğim hedef kitleye duyurmak ve sunmak için başta konaklama olmak üzere bir takım yatırımların yapılması ve yapacak olanların desteklenmesi gerekmektedir. Örneğin, buralara gelecek doğa tutkunlarını bilgilendirecek bir danışma birimi oluşturulmalı, bölgenin parkur haritaları çıkarılmalı ve bunlar bir broşür haline getirilmeli, bölge parkurlarının önemli yerleri işaretlenmeli, gelecek insanların kısa süreli mola vereceği ve ihtiyaçlarını karşılayacağı küçük birimler oluşturulmalıdır.

Yerel yönetimler önemli

Bu yatırımların gerçekleştirilmesinde yerel yönetimlerin katkıları çok önem kazanıyor. Ülkemizde birçok şey yasak olduğundan, bunların izinlerinin alınması ve kontrollü bir şekilde doğaya zarar vermeyen uygun malzemelerle ve modellerde yapılması sağlanmalıdır.

Pazar payımızı artırabiliriz

Bu yatırımlar yapıldığında ülkemizin bu potansiyeli yurt dışında tanıtılabilir ve diğer ülkelerle ciddi bir rekabete girebilir. Bu konuda çok ileri olan Fransa, İsviçre, Avusturya gibi ülkelerden pazar payı alabiliriz. Çünkü ülkemiz, bu pazardaki kitlenin ilgisini çekecek tarih ve kültür zenginliğine de sahiptir. Ve bu insanların yaşamlarının bir parçası doğa ve spor.

Bizim bu konudaki en önemli dezavantajımız, insanımızın doğa ve sporla barışık olmaması. Maalesef bu konuda hiç dürüst değiliz. Halbuki bu bahsettiğimiz yatırımları yapacak kişileri teşvik edecek en önemli etken bizlerin ilgisidir. İşte bu en önemli eksiğimiz. Yine de bir ucundan başlamakta ve sunmakta fayda var diyorum.

 

YORUM

Bolu Koru Otel
Genel Müdür

Ali TERZİBAŞOĞLU

Dağlık yöreler yatırımlara açılmalı

Ülkemiz, dağ turizmi ve dağ sporlarına elverişli zengin kaynaklara sahip bulunmaktadır. Bu nedenle ülke ve bölge ölçeğinde önem taşıyan başlıca kış turizm merkezleri ile uluslararası önem taşıyan dağlık yörelerimizin öncelikle ele alınması ve planlı olarak yatırımlara açılması kaçınılmaz gözükmektedir.

Türkiye dağ turizmine elverişli kaynaklara sahip

Turizmde önemli beklentileri olan Türkiye, dağ turizmi ve kış sporlarına elverişli, zengin doğal çevre ve kaynak değerlere sahip bir ülkedir. Ülkemizde, uzun yıllar kıyı turizmine önem ve ağırlık verildiği için, kıyı yörelerimiz yoğun ve hızlı yapılaşmaya sahne olmuştur. Ülkemizin bu doğal turizm değerlerinin titizlikle korunması ve bir an önce değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ace Otel
Genel Müdür
Erol TURFANDA

İç turizmden ilgi büyük

Dağ turizminde iç turizmden daha fazla talep var. Dağ otelleri yazları genellikle kapalı oluyor. Erciyes’ten bahsedecek olursak, burada zaten büyük bir potansiyel yok. Hafta sonu daha dolu oluyor.

Yatak kapasitesi az

Dağ turizmi Türkiye’nin turizmi açısından çok önemli. Ancak özellikle Erciyes’te yatak kapasitesi az olduğu için yabancı turistlere açık değil. Erciyes’te toplamda en fazla 350 yatak var. Yani sadece bu işe gönül vermiş kişiler geliyor. Misafirlerimiz gelir durumu çok yüksek insanlar değil, zaten öyle kişiler de yurt dışını tercih ediyor.

Tanıtım kampanyaları yetersiz

Diğer yandan dağ turizmiyle ilgili tanıtım kampanyalarını yeterli bulmuyorum. Türkiye’de dağ turizminin geliştirilmesi için tanıtıma ağırlık verilmeli, alt yapı sorunu çözülmeli ve tesis sayısı artırılmalıdır. Örneğin, dünyada ikinci sayılan ve kayak için en elverişli toz kar Erciyes’e yağıyor. Fakat ülke olarak bunu değerlendiremiyoruz.

Dağ turizmi bütün yıla yayılmalı

Erciyes’te yeni yatırımlar öngörülüyor ama bunlar da bugün başlansa en az beş yıl sonra bitebilecek yatırımlar. Ayrıca dağ turizmi ülkemizde kayak turizmi olarak algılanıyor, yani yılın 3-4 ayı karlı olan bir yere de insanlar tesis yaparak yatırım yapmak istemiyor. Oysa buralara futbol sahaları ya da at binmek için uygun ortamlar yaratılıp yaz için de ziyaret edilmek istenen, cazip yerler haline getirilmelidir.

Grand Eras Otel
Genel Müdür
Galip ÖZSOY

Devletin ilgisi yetersiz

Dağ turizmi bence Erciyes’te istenen seviyeye gelemedi. Devlet bu konuyla ilgilenmiyor ve gereken tanıtımı yapmıyor. En basit örnek, kışın yollar kapanıyor ve karayolları gelip açmıyor, biz kendi imkanlarımızla açıyoruz. Dünyada Avusturya’dan sonra kayak için en uygun kar Erciyes’e yağıyor. Ama bu tanıtılmıyor. Biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz ama bu da yeterli olmuyor.

Tanıtım şart

Bence Türkiye’de dağ turizminin gelişmesi için tanıtım şart. Avusturya, İspanya dağ turizminde bizden çok ilerde. Türkiye’de sadece Uludağ ön plana çıkarılıyor.

Karinna Hotel
Murat AYKAM
Genel Müdür

Türkiye’de dağ turizmini geliştirmek çok zor

Bence Türkiye’de dağ turizmi yapılamıyor. Devletin bu konuyu kesinlikle önemsemesi lazım. Bunun için ilk olarak alt yapı sorunu çözülmeli. Türkiye’de dağ turizmini geliştirmek çok zor. Örneğin dağ turizmine çok büyük destek veren kayak sporu için “pistler genişletilsin” diyoruz, Doğal Hayatı Koruma Vakfı çıkıyor karşımıza.
Dağ turizminin, turizm gelirindeki payı yok denecek kadar az

Dağ turizminin Türkiye turizmindeki payının çok iyi olması gerekirken yok denecek kadar az olması üzücü. Diğer yandan, Uludağ’ın geçmişten getirdiği bir imajı var. İnsanlar Uludağ’ı sosyetenin gelebileceği, çok pahalı bir yer olarak düşünüyor. Ancak artık hemen her kesimden misafirimiz burada tatil yapabiliyor.

Tanıtım devlet eliyle yapılmalı

Türkiye’nin dağ turizmi konusunda en büyük dezavantajı tesisleşme ve tanıtım. Bana göre tanıtım devlet eliyle yapılmalı. Oteller kendi imkanlarıyla yapmaya çalışsa da bu, onların bütçelerini aşıyor. Yani Türkiye’de dağ turizminin gelişmesi için devlet elini taşın altına koymalı. Alt yapı çalışmaları ve tesisleşme konularına ağırlık vermeli.

 

 

 
   

Otellerin fiyat tarifelerini TÜROFED onaylayacak...
   
TUROB 37. yılını, Çınar Hotel 50. yılını kutladı...
   
Otelcilikte yerli firmalar yabancılardan daha başarılı...
   
"Turizmin geleceğinden herkes sorumludur" TÜROFED Başkanı Ahmet Barut
   
Efes kazılarında önemli bulgulara ulaşıldı...
   
POYD Başkanı: "Turizm sezonu iyi gidiyor."
   
Pamukkale'ye 6 ayda 720 bin turist geldi...
   
THY'de 7 ayda rekor artış yaşandı...
   
Safranbolu'ya yabancı ilgisi artıyor, Yerli turist eskisi kadar ilgili değil...
   
ETO: THY, Eskişehir seferlerini haftada 7 güne çıkarmalı...
   
American Airlines, British Airways Iberia ortaklığı...
   

Artan Petrol Fiyatları, Thomas Cook'u İngiltere'de Türkiye ve Mısır'a yöneltti

   
Petrol fiyatları ve ekonomik durgunluk havayollarını vurmaya devam ediyor...
   
Almanya'da kapanan seyahat acentesi sayısı artıyor, karamsarlık yayılıyor...
   
Tez Tour - Anextour Stratejik Ortaklığı...
   
Ortada kalan Bentour Almanya'nın müşterileri olayı Alman basınında...
   
Alnıtemiz: Dalmaçya gemisinde mağdur edilen müşterilerimizin hakkını arayacağız...
   
Sas'ın mali durumu iyi değil, çalışanlardan destek istiyor...
   
İsveç'in imajı: Sarışınlar ve geyikler...
   
Hilton Grubu, Türkiye'deki ilk Resort Otelini açmaya hazırlanıyor!
   
Kempiski Hotel Barbaros Bay'in yeni satış ve pazarlama direktörü İbrahim Korkut...
   
22 bin yatak kapasiteli 33 tesiste mülkiyet ve yönetim el değiştirdi...
   
BW The President Hotel'in, İskandinav pazarında tanıtım - pazarlama atağı...
   
BW The President Hotel'de 7.5 milyon dolar yenileme yatırımı...
   
Egzotik Hayvanlar DHL Global Forwarding ile ülke değiştirdi.
   
6. Mövenpick Golf Cup yapılıyor...
   
Magic Life Waterworld'ten yangın mağdurlarına destek...
   
Ofton İnşaat şehir projelerine yöneldi...
   
Anadolu Hayat Emeklilik'ten İstanbul Metrosucyolcularına sanat ziyafeti...
   
Antalya'da Ruslar Almanları geçti...
   
İstanbul'a gelen yabancı ziyaretçi yüzde 14 arttı...
   
Mersin, "Saint Paul Yılı" nda beklenen ilgiyi görmedi...
   
"Müzelerimiz ucuz bile değil, bedavaydı"...
   
Türk Aşçılar dünyaca kabul gördü!
   

 

     Copyright © Türofeddergi.com 2007